jump to navigation

Karadeniz’de Türk – Rus zirvesi September 3, 2008

Posted by alemturk in Haberler.
Tags: , , , , , , , , , , , , ,
add a comment


Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ile Rus Deniz Kuvvetleri Komutanı Vladimir Visotskiy dün Karadeniz’de seyir halindeki Kemal Reis fırkateyninde görüştü.

Genelkurmay’dan yapılan açıklamada, görüşmede Karadeniz’deki gerginliğin ele alındığı bildirildi.

Açıklama şöyle:

” Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin ATAÇ ile Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetleri Komutanı Vladimir VISOTSKIY, 1 Eylül 2008 Pazartesi günü 10:30-13:30 saatleri arasında Karadeniz’in uluslararası sularında seyir halindeki TCG KEMALREİS Fırkateyni’nde görüşmüşlerdir.

2. Görüşmede; iki ülke deniz kuvvetlerini ilgilendiren konular ve bölgedeki son gelişmeler üzerinde görüş teatisinde bulunulmuştur.”

Öğretmene 475 YTL müjdesi September 3, 2008

Posted by alemturk in Yurttan Haberler.
Tags: , , , , , , ,
add a comment


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), her eğitim öğretim yılının başında öğretmenlere verilen eğitime hazırlık ödeneğini 2008- 2009 eğitim öğretim yılı için yüzde 5 zamla 475 YTL’ye çıkardı.

MEB yetkilileri, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in imzasına sunulan genelgenin birkaç gün içinde onaylanacağını ve ücretlerin bu hafta içinde öğretmenlerin hesabına yatırılacağını söylediler. Bakanlar Kurulu kararı aranmaksızın dağıtılacak 475 YTL’lik ödenekleri, eğitim öğretim hizmetleri sınıfına dahil öğretmen unvanlı kadrolarda görevli olup fiilen öğretmenlik yapanlar alabilecekler.

Irak savaşı Kur’an’da var mı September 3, 2008

Posted by alemturk in Haberler.
Tags: , , , , , , , , , , , ,
add a comment


Kur’an-ı Kerim’in Fil Suresi’ndeki bazı kelimelerin okunuşunun son Irak savaşıyla ilgili ipuçları verdiğini iddia eden Çelakıl şunları söyledi:

“Surede ‘Aşağıya sert cisimler atarak uçanlar’ ifadesi geçiyor. Burada kullanılan ‘tayr’ kelimesi uçan her şey olabilir. Surenin savaştan bahsediyor olması da uçak yorumunu güçlendiriyor. Suredeki kelimelerin okunuşu da savaşın olduğu bölgedeki ülkelerin isimlerini veriyor. Örneğin T-E-Y-R-AN- E-B-A-B-İ-L ifadesi. Arapça’da ‘İran’ kelimesi ‘Eyran’ olarak okunur. Eski ismiyle ‘Babil’ ise Irak ve başkenti Bağdat’ın bizzat kendisi. ‘Türkiye’ ise hem okunuşuyla hem de yazılışıyla işaret ediliyor. Surenin ilk ayetinde Te-Ra-Kef-Ya harfleri bitişik geçiyor ki zaten ‘Türkiye’ Arapça’da bu şekilde yazılır”.

Sabah

Fethullah Gülen için çarpıcı bir yorum ! September 3, 2008

Posted by alemturk in Haberler.
Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,
1 comment so far


Yunan gazetesi de Fethullah Gülen’i baştacı yapıp ilginç değerlendirmelerde bulundu.

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin fikirleri, onun teşvikiyle birçok ülkede açılan eğitim kurumları ve yürütülen diyalog faaliyetleri, dünyanın ilgisini çekmeyi sürdürüyor.

Dünyanın önde gelen medya organlarının son dönemde yayınladıkları çok sayıda analizden sonra, Yunan basınının da Fethullah Gülen’e olan ilgisi devam ediyor. Atina’da yayımlanan Ta Nea ve To Vima gazetelerinin ardından, Yunanistan’ın saygın ekonomi ve siyaset gazetesi Katimerini de, “Uluslararası Fethullah Gülen hareketi” başlıklı 15 sayfalık kapsamlı bir dosya-analizi okurlarıyla paylaştı. Gülen’in Türkiye’de imam olarak başladığı hizmet hayatında, Türkiye sınırlarının çok ötelerine uzanan devasa bir dinî-toplumsal hareket başlattığı değerlendirmesinde bulunan Katimerini, hareketin eğitim, insani yardım kuruluşları, güçlü medya ağı, şirketleri ve bir bankayla çok geniş bir alanda etkili olduğunu yazdı.

Gülen’in “yaşayan en büyük entelektüel” seçildiğinin hatırlatıldığı analizde, “Entelektüel Gülen öğretilerinde, İslam’ı Batı değerleri ve pratikleriyle ilişkilendiriyor. Müslümanların çağdaş dünyaya ayak uydurmalarını, ancak bunu geleneksel dinî yaşam tarzlarını koruyarak yapmaları gerektiğini söylüyor.” yorumu yapıldı. Gülen hareketinin, dinlerin diyaloğu adına Ramazan’da toplantılar yapmayı gelenek haline getirdiği aktarılırken, bu bağlamda Gülen’in Fener Rum Patriği Bartholomeos, Papa, Ermeni Patriği ve Türkiye’nin Hahambaşısı’yla görüşmeler yaptığı hatırlatıldı.

Gülen’in farklı olana karşı hoşgörüyü ve ihtilafları barışçıl yolla çözmeyi desteklediğini belirten Yunan gazetesi, “Gülen, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını da destekledi.” diye yazdı. Gülen hareketinin Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’da büyüyerek yayılmasının, siyasî ve akademik çevrelerin büyük ilgisiyle karşılandığı belirtilen haberde, “Gülen hareketinin, tutucu ve uç noktalardaki Müslüman dünyasına karşı alternatif çözüm olarak” görüldüğü ifade edildi.

‘Gülen modeli’nin AK Parti kurulmadan çok önce kabul gördüğünün altı çizilirken, “Gülen’in gelenekleri muhafaza eden, orta yolcu, ve inançlı Müslüman profili anlayışının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve partisinin siyasi ideolojisinin yönünü çok derinden etkilediği” savunuldu. Hareketin, Turgut Özal ve Bülent Ecevit gibi siyasilerin yanı sıra, Mehmet Ali Birand ve Mehmet Barlas gibi entelektüeller ile Sabancı, İshak Alaton ve öldürülen Üzeyir Garih gibi işadamlarından destek gördüğü de dile getirildi.

Türk okulları birlikte yaşama örneği sergiliyor

Gülen’in, sevenlerine, kültürlerini geliştirmeleri, İslam ve Türkiye’nin iyi birer elçisi olmalarını ve insanlığa hizmet etmeleri amacıyla İslam dünyasından Batı’ya göç etmelerini tavsiye ettiğini kaydeden Katimerini, Gülen’in öğretilerinin Batı’daki kültürlü Türk diasporasında büyük tesir yaptığına dikkat çekti. Türkiye’deki Kemalist elitin gizli gündemi olduğu iddiasıyla Gülen hareketiyle mücadele ettiği ifade edilen haberde, ancak Gülen’in, hakkında açılan bütün davalardan aklanarak beraat ettiği bildirildi. Analizde, dünyanın dört bir tarafında açılan Türk okullarına, bulundukları ülkelerin önde gelen kişilerinin çocuklarının da gittiği aktarıldı. Güneydoğu Asya ve Afrika’da eğitim veren okullara her dinden öğrencinin devam ederek birlikte yaşama örneği sergilendiği belirtildi. Son olarak Gülen hareketinin kültürler arası ve dinlerarası diyalog adına farklı faaliyetlerinin anlatıldığı haberde Gülen’in “Gerçek İslam’da terör bulunmaz. Müslüman terörist olamaz. Bir terörist de Müslüman olamaz.” şeklindeki açıklaması hatırlatıldı.

Deniz Feneri sanıklarından itiraf September 3, 2008

Posted by alemturk in Yurttan Haberler.
Tags: , , , , , , , , , , ,
add a comment


Almanya’da görülmeye başlanan davada, bağışları amaç dışı kullanmaktan yargılanan derneğin 3 yöneticisi suçlarını kabul etti

Avrupalı Türklerin yardım amacıyla bağışladığı 41 milyon euro’yu “Deniz Feneri Derneği kampanyası ile toplayan ve bu paranın 18 milyonunu amaç dışı kullanmaktan yargılanan 3 sanık dün Frankfurt Bölge Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında suçlarını kabul etti.

Milliyet’in haberine göre, duruşmada tutuklu olarak yargılanan Deniz Feneri e.V.’nin sanık yöneticileri Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş, hakim ve savcılık arasında yapılacak olası bir anlaşma halinde, suçlarını kabul edeceklerini beyan ettiler.

Davanın ana sanığı kabul edilen Deniz Feneri Derneği e.V’nin ve Kanal 7 INT’in genel müdürü Mehmet Gürhan, suçlamaları kabul etti. Ancak, Gürhan’ın toplanan paraların Türkiye’ye nasıl ve kimlere gittiği yönündeki suçlamalara değinmediği dikkati çekti.

‘İşleyişten haberdardım’

Muhtaçlar için özellikle Kanal 7 aracılığıyla yardım toplayan bir kuruluş olarak tanınan Deniz Feneri Derneği’nin başkanlığını Gürhan’dan devralan Taşkan ise 2005’ten sonra Deniz Feneri e.V.’nin amaç dışı işleyişinden haberdar olduğunu itiraf ederek, kendisinin sadece bütün işlerin denetimini elinde tutan Gürhan’ın talimatlarını yerine getirdiğini belirtti.

Deniz Feneri e.V. ve Kanal 7 Int yayıncısı Euro 7 Fernseh GmbH’nın muhasebe ve mali müdürü Firdevsi Ermiş de “Şu anda hayatımın enkazı önündeyim” sözleriyle başladığı ve Almanca bizzat okuduğu itiraflarında, işsizlik korkusu ve borçlar nedeniyle daha sonra gerçekleri öğrenmesine rağmen, yasadışı muhasebe işlemlerine devam ettiğini anlattı.

‘Türkiye’ye aktarıldı’

Deniz Feneri e.V. derneği, Euro 7, Atlas Pazarlama ve diğer şirketlerin bütün paralarının yasadışı ve usulüz biçimde tek bir kasaya aktığını ifade eden Ermiş, “Asıl gelir kaynağı Deniz Feneri idi. Bu paralar daha sonra Mehmet Gürhan’ın talimatları doğrultusunda, çeşitli şirketlere ve Türkiye’ye aktarılıyordu. Ancak Gürhan, bütün önemli kararları Türkiye’ye danışarak alıyordu” dedi.

Pişmanlığını ifade eden Ermiş; Almanya’da sayıları 8’i bulan şirket ve kuruluşların da ortakları olan Türkiye’deki Kanal 7 ve Deniz Feneri e.V. yöneticileri Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve Harun Kapuyoldaş’ın bütün işlerin başında olduğunu vurguladı.

Hâkim Heyeti’nin Başkanı Dr. Müller, sanıklardan Gürhan’ın azami 6 yıl, Taşkan’ın 3 yıl ve mahkeme ile işbirliği yapan Ermiş’in tecilli hapis cezasına çarptırılmasının söz konusu olduğunu açıkladı.